Anne kelimesini duydugumuzda içimizde annenizin yüregi kadar kocaman bir mutluluk hissi dogar.
Hani derler ya 'ana gibi yar olmaz' gerçekten de olmaz. Bana göre anne kelimesi yüregi çocuklari için yanip tutusan , her an kendini evladina karsi siper etmeye hazır kisi anlamina gelir. Buna karşın biz de annemize karsi kaleme kagıda sığmayacak sevgi barındırıyoruz.
Peki ya annemizin çektigi zorluklari düşündünüz mü? Kiminiz EVET kiminiz HAYIR diyebilirsiniz. Çogumuz en zor isin bebeklik dönemi oldugunu düsünüyoruz. Ama zaman su gibi gelip geçiyor. Lakin çocuk okula baslama çagina geldigi zaman iş iki katı kadar zorlaşıyor.
Anneler çocuklarinin basarısı için gözünü budaktan sakinmadan her türlü fedakarligi yapiyor. Sonunda çocugu bir meslek sahibi olur. Hiç süphesiz çocugunun bir yere geldigini gören annenin içi içine sıgmaz. Emeginin karsılığının boşa çıkmamış olmasının mutluluğunu yaşar.
Öyle bir zaman gelir ki annenizin yaşı geçer. Yerinden kalkmaya yeltenemez. Biz ise annemizin hakkını ödemek izin didiniriz. Peki ya bu annemize olan borcumuzu ödemeye yeter mi? Tabi ki hayır. ama annemizi mutlu etmek yine de güzel.
Bazıları bir anneye sorarlar nasıl yetiştirdin bu çocuklari? Nasil getirdin bu günlere? Oysa düşünmez ki karsısında bir anne var. Her şeyin üstesinden gelen bir anne, bir çocuğu mu yetistiremez? Ama önemli bir gurur da şudur ki, asıl mesele çocuğu büyütmek degil çocuğu adam etmektir.
Bir anne avuçtaki bir kelebege benzer. Çok sıkarsan ölür, elini açarsan ise uçup gider. Biz de annelerimizin üzerimizde olan hakkını göz ardı etmemeliyiz. Anne hakki ödenmez, ama mühim olan annemizi hiç kirmamaktir. Nasil ki bir çiviyi tahtaya çakarsin ama sonradan çıkarsan bile izi kalır. İşte anne yüreği de öyledir.
Annemizin yüregi evimiz, onu asla üzmemeliyiz.
