Düşünüyorum da “biz kendimizi ne kadar dünyaya adamışız?”
Dünyaya dört elle bağlanmışız. Bu dünya için ne kadar gözyaşı dökmüşüz. Oysaki ne kadar da gafilmişiz. Ebedî hayat için hiç çaba göstermediğimizin farkına vardım. Ahiretimizi hiç düşünmemişiz.
Rasulullah’ın ( S.A.V.) güzide ashabı da gözleri daima nemli insanlardı. Ama onlar şu basit dünya telaşı ve sıkıntılarından değil, günahlarına ve azab-ı İlahiyi hatırladıklarında ağlarlardı.
Biz ise hep bu dünya için gözyaşı döktük. Oysaki Peygamber ( S.A.V.) Efendimizin 'Bu dünyada yolcu gibi ol.' dediğini unuttuk.
Bir yolcu gibi değil de hiç ölmeyecekmiş gibi yaşadık. Ne büyük ziyandaymışız ki, ebedi hayatı unutup bu geçici dünyaya gönül bağladık.
Yapılması gereken şey ise; Âlemlerin Rabbi olan Allah'a şükür ile bu yolu yürümek. Ve bu yolda karşımıza çıkacak olan sıkıntıların da Allah'tan geldiğine inanmak.
Ebedî âlemin çetin azabından emin olmak için, bu dünyada Hakk’ın rızası için zorluk ve sıkıntılara göğüs germek...
