Dünyaya gözümü ilk açtığımda elimde bir yumak vardı. Ebeveynlerim elimden o yumağı alıp örmeye basladı. Bir süre sonra onları izlemeye basladım, bunu farkeden ebeveynlerim, ördükleri şeyi bana da öğretmeye basladı.
Onları çok iyi izliyordum, ördükleri seyler çok güzeldi. Sonra ellerindeki örgüyü bana verdiler, 'bundan sonra sen öreceksin, sana ögrettilklerimizin aynisini örersen, çok bir örtü olur' dediler.
Bana çok iyi ve güzel ögretmişlerdi, ancak her nedense onların öğrettiklerinin aksine, ben de kendi bildigim gibi örnek istiyordum. Ama sürekli ipim kopuyor ve dolaşıyordu. Bir türlü onların öğrettiği gibi olmuyordu, fakat elimdeki yumak da gittikçe azalıyordu.
'Acaba bir yerde yanlışlık mı yaptım?' diye düşünüyordum. Sonra onların öğrettiği gibi örmeye başladım. Artık eskisi gibi iplerim kopmuyor ve dolaşmıyordu, ama gözüm gittikçe azalan yumağimdaydı.
Şöyle bir ördükllerime baktiğimda, eskisi gibi kötü örmüyordum, evet artık yumagım bitiyor.
'Nice güzel yumaklarla güzel şeyler örmeye' diyelim..
