Yasemin ÜRGÜN

Tarih: 08.05.2019 00:59

Aysel'in Küçük Dünyasında Büyük Mutluluk

Facebook Twitter Linked-in

Aysel bir Perşembe sabahı yağmur damlalarının yere düşerken çıkardığı ses ile uyandı. Dışarıda rüzgâr kendince ıslık çalıyordu, Aysel bu sese kulak verince adeta kendinden geçti. Tahtaları çürümüş olan merdivenden inerken mis gibi çayın kokusu onun içini ısıttı. Annesi çoktan bacası pas tutmuş sobayı yakmış ve sofrayı hazırlamıştı.

Aysel annesinin yanına gitti 'günaydın anneciğim' 'günaydın Aysel’im'  'anne babam nerede' 'dışarıda odun kırıyor” Aysel bu cümleyi duyunca hemen pencereye koştu ve babasını izlemeye başladı. Babasını o yağmurda sadece üzerinde kol ağzı yırtık hardal rengi kazağını giymişti. Aysel hemen vestiyerin yanına doğru koştu. Hani vestiyerde öyle pek vestiyer sayılmazdı. Bazı telleri kopmuş şemsiyeyi kaptığı gibi hemen babasının yanına gidip ona verdi. Babası 'sağol gül kızım' 'bir şey değil babacığım' 'ben hazırlanmaya gidiyorum' Aysel hemen odasına koştu çarçabuk üstüne bir tişört bir kazak ve rahmetli ninesinin ördüğü hırkayı giydi. 

Maddi durumları nedeniyle babası ona mont alamamıştı. Annesine sorduğu zaman ise annesi ona 'baban odunları pazarda satıp o parayla satın alacak' demişti.  Aysel hazırlandı ve annesine 'anne ben hazırım' 'tamam ayakkabılarını giy ben geliyorum' Aysel ayakkabılarını giydi ve 800 Metre uzaklıktaki okulun yolunu tuttular. Yağmur ve rüzgâra karşı koyarak yürüyorlardı, ayaklarının su birikintilerine başınca çıkardığı ses Aysel’i mutlu ediyordu. Yağmur dinmişti ama rüzgâr ayni şiddetiyle devam ediyordu.

Okulun kapısına vardıklarında Aysel o haliyle içeri girmeye üşendi. İçeri girerse onunla dalga geçeceklerdi, zaten öyle de oldu. Okuldaki arkadaşları yeni aldıkları mont ve ayakkabılarıyla hava atıyorlardı. Aysel onlarla pek ilgilenmedi, kitabini defterini çıkarıp sırasında öğretmenini bekledi. Aysel ayakkabıları su çektiği için üşüyordu,  hele ki hırkasını sormamak gerekir. Kaloriferin yanına gidip ısındı, altı ders böylece geçti.

Eve gelince bir de ne görsün? Yeni bir mont ve ayakkabı, sanki ona dünyalar hediye edilmişti. Ertesi sabah tüm heyecanıyla okula gitti. Yağmur çamur onun umurunda değildi artık.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —