Hayatımdan bir parçayı paylaşmak istedim sizlerle. Biz 7 kardeşiz. Benim sorumluluklarım çok erken başladı. O zamanlar kardeşlerim de çok küçük, en küçüğü 1 yaşında, ben ise 15 yaşındaydım. Annem kötü bir hastalığa yakalandı kanser hastasıydı. Annemle beraber 6 yıl bu hastalıkla mücadele ettik. 4 yıl oldu annem vefat edeli ve kardeşlerim benim gözümün içine bakıyordu, ben de onların.
Sorumlulukları bana kaldı. Elimden geldikçe yapmaya çalıştım. Ama onları yük olarak görüyordum. Onlar yüzünden kendim için hiçbir şey yapmadığımı düşünüyordum. Etrafımdaki insanlar “Allah senden razı olsun” diyorlardı çocuklara baktığım için. Ama onlar bunu dedikleri zaman ben kendimi kötü hissediyordum. “Allah senden razı olsun” çok büyük bir hediye acaba gerçekten ben buna layık mıyım diye düşündüm. Oysa yük olarak görüyordum onları, fakat ne kadar yanlış düşünmüşüm. Aslında Rabbim bana bir lütufta bulunmuştu, lâkin ben bunun farkında değildim.
Onlar bana Allah’ın emanetiydi o gözle bakmam gerekirdi. Onun bilincine vardım. Allah’ın rızasını kazanmalıydım ve ne yaparsam O’nun için yapmalıydım. Bunun için çabalamaya başladığımda her şey daha kolay olmaya başladı. Aşkla yapmaya başladım ve her şey daha güzel olmaya başladı, her şey git gide kolaylaşıyordu sanki.
Peygamber efendimiz ( s.a.v) bir hadis-i şerifinde 'Bir yetimin başını okşayanlara o saç telleri kadar sevap vardır' buyuruyordu. Bana onların bakımı verilmiş ve benim bunu en güzel şekilde yapmam gerekiyordu.
Hayatta ne olursa olsun O’nun için dayanmak, O’nun için var olmak gerek.
Rabbim razı olduğu kullarından eylesin inşallah